SINIR MUHAFAZA TEŞKİLATI ÇALIŞMALARI,,,

 

 

Stratejik Düşünce Enstitüsü, "Sınır Güvenlik Birimi Kurma Çalışmaları" konulu bir analiz yayınladı. Hazırlanan çalışmada Türkiye'de uzun bir süredir kamuoyunda tartışılan "sınır polisi" konusunun ortaya çıkışı ve bu konuda yürütülen çalışmaların içeriği üzerinde durulmaktadır.

Çalışmada öncelikli olarak Avrupa Birliği’nin Entegre Sınır Yönetimine ilişkin yaklaşımı ve konunun AB müktesebatı çerçevesindeki temelleri incelenmektedir. AB ile üyelik müzakereleri yürüten Türkiye’nin sınır güvenliği ve yönetimi alanında yürüttüğü çalışmalar ve günümüzde gelinen aşama üzerinde durulmaktadır. Analizde AB’de sınır güvenliği alanında gelişmelere, Türkiye’de sınır yönetiminin yenilenmesi ihtiyacına, “Sınır Muhafaza Birimi” Kanun Tasarısı Taslağı’na ve taslağa ilişkin genel değerlendirmelere yer verilmiştir.

 

 

“Sınır Güvenlik Birimi” Kurma Çalışmaları - Temmuz 2011

 

AB müktesebatı  zorunlulukları ve Türkiye’nin  konuya  ilişkin  2002  yılından  bu  yana  yaptığı çalışmalar zemininde  2010  yılının  son  aylarında  İçişleri  Bakanlığı’nca  bir  kanun tasarısı taslağı  hazırlanmıştır. 

 

Bu  Taslağın  bazı  önemli  maddeleri incelendiğinde  başlangıçta ifade  edilen  kamuoyundaki tartışmaların  aslı daha net anlaşılabilecektir.

 

Taslağın 1. maddesine göre, kurulması öngörülen yeni sınır biriminin adı “Sınır Muhafaza Teşkilatı Başkanlığı”dır (Teşkilat).

 

Teşkilat, Türkiye’nin kara sınırlarının korunması, egemenlik ve denetimi altında bulunan deniz alanlarında kanunlarla kendisine verilen görevlerin yerine getirilmesi ve yetkilerin kullanılması, sınır kapılarında kamu düzeni ve güvenliği  ile yolcu giriş ve çıkış kontrolünün sağlanması, yasadışı göç, sınırla bağlantılı  insan  ticareti ve diğer  suçlarla mücadele edilmesi,  yabancılarla ilgili olarak mevzuatla verilen kolluk görevlerinin yürütülmesi amacıyla kurulacaktır.

 

1)      Merkez Teşkilatı

Teşkilat,  üniformalı  ve  silahlı  bir  sınır  kolluğu  olarak  İçişleri  Bakanlığı’na bağlı olacak;  merkez,  taşra ve yurtdışı birimlerinden meydana gelecektir.(m. 2, 3). Teşkilat Başkanı vali unvanlı olacak ve kendisinin biri mülki idare hizmetlerinden olmak üzere iki yardımcısı olacaktır. Merkez teşkilatında hizmet  içi eğitimleri vermekle yükümlü bir Sınır Muhafaza Akademisi  ile Ana Hizmet Birimleri, Danışma ve Denetim Birimleri ve Yardımcı Hizmet Birimleri olacaktır. Ana Hizmet Birimleri arasında daire başkanlıkları yanında Kara Sınırları Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Genel Müdürlüğü, Sınır Kapıları Genel Müdürlüğü, Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü ve Operasyonel Faaliyetler Genel Müdürlüğü de yer alacaktır.

 

2)      Taşra Teşkilatı

Hizmette verimlilik ve etkinliğin  sağlanması amacıyla, kara ve deniz  sınırlarında  bölge teşkilatlanmasına  gidilebilecektir.  Bunun  yanında,  İçişleri Bakanı’nın onayı ile gerekli görülen il ve ilçelerde, il sınır muhafaza müdürlükleri,  ilçe  sınır muhafaza müdürlükleri  veya  amirlikleri ile  diğer  hizmet birimleri  kurulabilecektir. Taşra  teşkilatı, bulunduğu mahallin mülki  idare amirliğine bağlı olarak görev yapacaktır (m. 14).

 

3)      Personel Kaynakları

Sınır Muhafaza  Teşkilatı  personeli,  sınır muhafaza  amir  ve memurları  ile diğer memurlardan oluşacaktır. Sınır Muhafaza Teşkilatı’nın amir ve memur sınıfı personeli, Emniyet Genel Müdürlüğü, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı  ile  yapılacak protokollerle bu  kurumlara ait yüksek öğretim kurumlarının lisans ve ön lisans mezunları arasından karşılanacaktır.

 

Öte  yandan,  Kara  Kuvvetleri  Komutanlığı,  Emniyet Genel Müdürlüğü  ve Jandarma Genel Komutanlığı’nda görev yapan ve sınır gözetim ve kontrol konusunda tecrübeli personel arasından, kendi talepleri de dikkate alınarak, yapılan değerlendirme sonucunda uygun görülenler Teşkilata naklen atanabilecektir.  Naklen  atamalarda  bu  kurumlardan  gelenlerin rütbeleri kendi mesleklerindeki görev süreleri dikkate alınarak Teşkilatın benimsediği rütbelere eşitlenecektir (m. 27).

 

4)      Rütbeler

Sınır muhafaza  hizmetleri  sınıfı mensuplarının  rütbeleri  şunlardan  oluşacaktır: Sınıf Üstü Sınır Muhafaza Başkanı (Vali), Birinci Sınıf Sınır Muhafaza Müdürü,  İkinci Sınıf Sınır Muhafaza Müdürü, Üçüncü Sınıf Sınır Muhafaza Müdürü, Dördüncü Sınıf Sınır Muhafaza Müdürü, Sınır Muhafaza Amiri, Sınır Muhafaza Başkomiseri, Sınır Muhafaza Komiseri, Sınır Muhafaza Komiser Yardımcısı, Sınır Muhafaza Kıdemli Baş Memuru, Sınır Muhafaza Baş Memuru, Sınır Muhafaza Memuru.

 

5)      Geçici Personel Görevlendirilmesi

İhtiyaç duyulan hallerde, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu kapsamında çalışan Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu kapsamında görev yapan personel  (subay ve astsubay), 485  sayılı Gümrük Müsteşarlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü personeli, kendilerinin isteği, Teşkilat Başkanlığının talebi ve kurumlarının muvafakati üzerine; Teşkilat’ta boş bulunan kadrolara  İçişleri Bakanı tarafından en  fazla dört yıllığına görevlendirilebilecektir. Süresi bitenler en  fazla bir kez daha yeniden görevlendirilebilecektir (Geçici m. 2 (1).

 

6)      Görev ve Yetki Devri

Halihazırda Türkiye’de sınır güvenliği ve yönetimine ilişkin görevleri bulunan kurumların görev ve yetki devrinin ne zaman yapılacağı büyük önem arz  etmektedir.  Taslağa  göre  Emniyet Genel Müdürlüğü’nün,  bu  Kanun taslağıyla  Sınır Muhafaza  Teşkilatına  verilen  görevlere ilişkin  yürütmekte olduğu görev ve yetkileri  ile  taşınır, araç, gereç, malzeme, demirbaş, her türlü belge, arşiv, taşıt ve tahsisli hizmet binalarının Sınır Muhafaza Teşkilatı Başkanlığı’na devredilmesi işlemleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört (4) yıl içinde tamamlanması öngörülmüştür.

 

Öte  yandan,  Taslakla  Kara  Kuvvetleri  Komutanlığı  ve  Jandarma  Genel Komutanlığı kara sınırlarının korunması ve güvenliği konusundaki görev ve yetkilerini, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren; a) Yunanistan ve Bulgaristan kara sınırlarında en geç beş (5) yıl içinde; b) Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Suriye kara sınırlarında en geç on (10) yıl içinde; c) İran  ve  Irak  kara  sınırlarında Bakanlar Kurulunun  uygun göreceği  tarihe kadar Sınır Muhafaza Teşkilatına devretmesi öngörülmüştür (Geçici m. 3).

 

Taslağa İlişkin Genel Değerlendirme ve Sonuç

 

Yukarıda bazı önemli yönleri üzerinde ayrıntılı olarak durulan Taslağın 2011 yılı sonuna kadar yasalaşması Türkiye’nin bir taahhüdüdür. Taslağın ortaya çıkaracağı yeni sınır güvenlik biriminin, böyle bir kurumun başta profesyonel, askeri olmayan ve sivil otoriteye bağlı bir kurum olmasını öngören AB müktesebatına uyumlu olduğu görülmektedir.

 

Bununla  beraber,  başta  yasadışı  göç,  insan  kaçakçılığı,  insan  ticareti  ve uyuşturucu ticareti olmak üzere sınır güvenliği ve yönetimine ilişkin görevler incelendiği zaman, bu görevlerle, ülkenin tümü üzerinde örgütlenmiş olan Emniyet Teşkilatı ve Jandarmanın konuya ilişkin yürütmekte olduğu görevler arasında çok önemli bağlantıların olduğu görülecektir. Aynı görevlerin farklı kurumlar tarafından yürütülmesinin kamu kaynaklarının rasyonel harcamasını engelleyeceği ve kaynakların israfına yol açacağı ortadadır.

 

Bu nedenle, yeni sınır biriminin kurulması aşamasında iç güvenlik hizmetlerinin kurumsal yapısının reforme edilmesine ihtiyaç vardır. Yeniden yapılanma çalışmaları ile bir İÇ GÜVENLİK MÜSTEŞARLIĞI’nın kurulması önerilebilir. Bu müsteşarlık  çatısı  altında  Sınır Muhafaza  Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Teşkilatı Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı birleştirilerek başta sınırla bağlantılı olmak üzere her türlü suçla mücadelede daha etkin bir yapıya kavuşulmuş ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlanmış olacaktır. Bu tür bir yapılanma, sınır güvenliği birimi bakımından, AB gerekliliklerine aykırı olmayacaktır.

 

Doç. Dr. Arif KÖKTAŞ - Stratejik Düşünce Enstitüsü

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !